Pazartesi, Şubat 27, 2006

Özgür günlerin ardından...

Özgür günler bu yıl, hem çok mutlu hem de çok buruk geçti, benim için. Cuma günü, "iki elim kanda olsa gideceğim" dediğim Ian Murdock'ın seminerine ellerim temiz olmasına rağmen gidemedim:( Cuma günü saat 2'ye toplantı koyan zihniyeti kınıyorum. Öyle veya böyle cuma günü özgür etkinlikte değildim. Cumartesi günü de, eşimin "TÜYAP'taki yemek fuarı" teklifini red ederek, Bilgi Üniversitesine gitmek üzere yola düştüm. Fakat orada olmam saat 12'yi bulmuştu. Programda ilgimi çeken konulardan birincisi Ruby'ydi. Pınar Yanardağ'ın sunumuyla (-ki Necdet Yücel Bey'in dediğine göre LKD'nin ilk bayan seminer vereniydi) Ruby hakkında temel bilgi sahibi olduk bu sayede. Bence başarılı bir sunumdu. Bu arada Ruby'de otomatik çöp toplayıcı diye bi olay olduğunu öğrendim. Kullanılmayan kodları temizliyormuş. Sonra kabaca araştırdım da Java'da da varmış.. Hoş bir özellikmiş. :)
Neyse hemen bir foto o anla ilgili (Bu arada fotoğraflar çok kötü çıkmış :( ):

Asıl amacım da Redhat Cluster seminerine katılmaktı. Ali Erdinç Köroğlu'nun bu güzel seminerine katılabildim Ruby'nin hemen ardından. Genel cluster mantığı ve cluster kurulurken dikkat edilmesi gerekenler hakkında epeyce bilgi sahibi olmak için güzel fırsattı. Bu semineri daha önce Pamukkale Üniversitesi Akademik Bilişim'de vermiş. 4 makina ve 12 ethernet kartıyla örnek bir cluster kurmuşlar. Tabi biz o kadar şanslı olamadık. Teorik olarak dinlemek zorunda kaldık. Fakat çook verimli oldu. Seminer, normal süreyi aştı tabi doğal olarak. Bu durum her ne kadar N. Yücel Bey'i telaşlandırsa da bence bu seminer için süre az bile gelmişti.


O gün programda olan OpenVPN seminerine de Inet-Tr'de katıldığım için Redhat Cluster'ın ardından dönüş yoluna geçtim. İçimde, mükemmel 2 seminere katılmış olmanın, penguenleri daha yakından görmenin mutluluğu ile... (Bu arada kimseyle tanışmadım. Fakat bloglardan, çalışmalarında tanıdığım hemen herkesi tanıyabildim. Tek başıma olunca ben biraz asosyal kalıyorum sanırım...)
(Bu arada blogum nasılsa gezegen'de okunacaksa: Bu etkinlikleri düzenleyen herkese ve özellikle LKD Seminer-CG'na çok teşekkürler...)

Perşembe, Şubat 16, 2006

Ezmlm ile E-Posta listesi oluşturmak

Vpopmail kullanıyoruz ve liste ismi test domain ismi de listeci.com. Kısaca test@listeci.com diye bir e-posta listesi yapacağız:
# ezmlm-make ~vpopmail/domains/listeci.com/test ~vpopmail/domains/listeci.com/.qmail-testtest listeci.com

# chown -h vpopmail.vchkpw /home/vpopmail/domains/
listeci.com/.qmail-test*
# chown -R vpopmail.vchkpw /home/vpopmail/domains/listeci.com/test

Listeye üyelik için klasik konu başlığı subscribe olan mail atlabilir. Fakat eğer elle eklemek istersek:

Tek bir mail adresi için:
# ezmlm-sub /listenin/home/dizini eklenecek@mail.adresi

epostalistesi.txt
dosyasındaki maillerin tamamını eklemek için:
# ezmlm-sub /listenin/home/dizini <
epostalistesi.txt

Kaynaklar:
http://www.serdaraytekin.com/docs/os/debian/debian-qmail-ezmlm.html
http://www.differentpla.net/node/174
http://ipucu.enderunix.org/view.php?id=590〈=tr
http://www.google.com

Cuma, Şubat 10, 2006

Tekrar Merhaba Linux Gezegeni

Uzun süre önce Gezegen Linux'a başvurmuş, "ben de gezegene iniş istiyorum" demiştim. Kabul edildim, fakat yazdıklarım gezegende görüntülenmedi. İsmimin üstünde de sürekli gezegen.linux.org.tr/none linki vardı. Sorunun ne olduğunu anlayamadım. Fakat geçenlerde planet ile uğraşırken şunu farkettim ki; dil kodlaması UTF-8 olanları alıyor, ISO-8859-9 olanları alamıyor. (Çok uğraştım düzeltemedim :( ) Ben de Linux dünyamın kodlamasını ISO-8859-9 yapmışım. Gezegende yaşanan sorun da buymuş. Fakat sayfayı UTF-8'e çevirince de doğal olarak Türkçe karakterlerde sorunlar yaşadım. Nasıl çözerimi düşünürken uzun süre öylece kaldı. Gezegen listesinde adım vardı, fakat yazdıklarımın hiç biri yoktu. Dün, Arda bir teklifte bulundu: "Yazıları ISO iken kopyala, Sayfayı UTF-8'e geçir ve tekrar kaydet". "Yer mi yemez mi?" diye düşündük, fakat "düşünmek değil, eylem zamanı deyip" denedim. Oldu... :) Fakat tüm girdileri tek tek düzeltmem gerekti. Yaklaşık 1 saatlik uğraşla hepsi düzeldi. Fakat gezegene bakınca, özellikle başlıklarını düzelttiğim yazılar gezegende yeniden görünmüş hatta gezegenin genel düzenini biraz bozmuştu. :( Umarım insanlar "bu ne ya, kim bu" diye isyan etmemiştir.
Madem artık yazılarım gezegende, bahane ile dünkü karışıklık için gezegendeki herkesten özür dilerim. Ayrıca, herkese -tekrar- selamlar...

Çarşamba, Şubat 08, 2006

Pardus ve IPv6

Efsane geri döndü.. :)))
"Yazamadım epeydir zaten vaktim yok" diye üzülürken bugün 2 tane konu birden.. :) Az önce Mustafa ile Pardus'a IPv6 desteği sağladık ve Pardus'ta ilk kez çekirdek derledik. Klasik çekirdek derleme işlemleri. Ayrıntılarını Mustafa zaten yazar. Hatta şurada: ipv6pardus.blogspot.com
Yakında ipv6 ile başlayan bütün blogspot adreslerini alacak :)

LastFM

Linux Dünyası biraz boş kaldı. Son günlerdeki yoğunluk, malesef Linux ile uğraşmama pek imkan vermedi. Bu yüzden de açıkçası yazacak pek bir şey birikmedi.
Neyse, bir süredir çeşitli bloglarda LastFM diye bir şey görüyordum. www.last.fm Bir ara girdim baktım, "neymiş bu amca?" diye, ama fazla vakit geçiremedim. Meğer LastFM denen amca, senin dinlediklerini kaydediyor, ona göre sana istatistikler veriyor, ayrıca zamanla dinlediğin müzik zevkine göre insanları listeliyor ve sana tavsiyelerde bulunuyormuş. Tabi bu esnada seni takip etmiş oluyorlar. Aslında biraz paranoyak düşünce ile pek de sağlıklı değil gibi. Ama ben yoldan gönüllü çıktım bir kere. İşe koyuldum:
Tabi bu amcaların beni takip etmesi için (buyur beni takip et diye) bir eklenti kurmak gerekti. Windows için vardır zaten ama helal olsun Linux için de yazılımları geliştirmişler. Hem de GPL. Hangi player'ı kullanırsan onun için eklenti var. Download bölümünde. Ben MP3 dinlemek için XMMS kullandığım için XMMS eklentisini indirdim tabiki. Bir tar.bz2 vakası. :) Hızlıca indi. Ardından tabi ki tar -jxvf ile dosyayı açtım. Linux'ta kaynak koddan program derlemek aslında zor değil ama unutulmamak gereken bir nokta var o da okumak. Hemen INSTALL dosyasını okudum. Diyor ki; configure, make, make install. Standart yani. Pek güzel deyip işe koyuldum. Fakat o da ne? ./configure dedim bir süre sonra bir hata (hatasız kul olmaz :P). Neymiş efendim BMP bilmemne yokmuş. O ne yaaa? Google... Nedir ne değildir hala bilmiyorum ama bu sorunu yaşayanlara ./configure --disable-bmp-plugin yazarak denemeyi önermişler. Peki dedim tekrar dene. Bu sefer başka bir hata: XMMS en az 2.0.4 olacak falan diyor. Yaw benim XMMS 2.0.10 ne diyosun sen? Sonra jeton düşer. Ben xmms-dev'i kurmadım. Peki:
# apt-get install xmms-dev
Ardından gene hata (aslında keşke hataları da kaydetseymişim de yazsaymışım): curl yok. Peki kardeş onu da kuralım. Ama insan adım adım seni izlesinler diye de bu kadar kasmaz bunu bil.. :)
#apt-get install curl
Ardından da;
#apt-get install libcurl3 libcurl3-dev
Şimdi herşey hazır olmalı. Yine değil. Bir de MusicBrainz diye birşey lazımmış. Onu da indir ve kur(Allahtan o kolay kuruldu. Yoksa vazgeçiyordum.) Burdan onu da indirdim:
http://musicbrainz.org/products/client/download.html
[Sırayla: ./configure, make, make install]
Eveeettt. Başarılı sonuç. Ardından yine plugine dönüp;
#make
#make check
#make install
Peki şimdi beni izliyorlar mı? Hayır. XMMS'i açıp Seçenekler-Tercihler-Genel Eklentiler- XMMS-> Scrobbler 0.3.6 bunu etkinleştirip, bir de Ayarla'dan kullanıcı adı ve şifremi girdim. Şİmdi beni izliyorlar. Nereden anladım. Dinlediğim Manga-Bitti Rüya LastFM Chart'ında görünüyor. Ama anladığım kadarıyla kendi listelerinde olanları ancak seçiyorlar. Ezginin Günlüğü'nü tanımadı mesela :)
Şimdi beni izliyorlar. Neler dinliyorum, ne zaman dinliyorum. Yakında kapıma CIA veya FBI dayanır :))
http://www.last.fm/user/ekaraoglu --> Buradan siz de izleyin.. ;)
Yaw bu teşhirciliğin sonu nereye varacak? Güncemizi okutuyoruz, dinlediğimiz müzik, resimler... Yok yok başımıza taş yağcak... :D

Perşembe, Ocak 05, 2006

Özgür Günler...

Yaşasın, bu yıl yine Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Günleri yaklaşıyor. 2004'te katılabilmiştim ilk kez. Hatta Hakan'la gelmiştik Isparta'dan. Geçen yıl gelemedim hem izin alamadım, hem de Aylin sebebiyle fakat bu yıl burnumun dibinde artık gitmeliyim...
2004'te Ian Murdock ve R. Stallman vardı konuk olarak. Ian Murdock'ın gazı ile Debian kullanmaya karar vermiştim. O kadar çok özgürlük ve özgür olmaktan bahsetmişti ki... İyi de oldu tabi hiç pişman değilim Debian kullanmaktan... Ayrıca R. Stallman çok hoş bir sürprizdi. Yaklaşık 2,5 saat konuşmuş bu sırada ilginç kişiliği ile bizi hem güldürmüş hem de GNU felsefesini anlamamı sağlamıştı. [itiraf ediyorum GNU'yu tam olarak o zaman öğrendim. Hatta neden GNU/Linux olduğunu. Eee GNU felsefesinin babası anlatınca anlıyor insan... :)]
Bu yıl, Ian Murdock yine geliyormuş... Bu sefer onu bir Debian kullanıcısı olarak dinleyeceğim. Tabi ki başka pek çok kıymetli Linux ve özgür yazılım dünyasından insanlar katılacak. Tanışma ve kaynaşma zamanı... Aaahhh İngilizce, bi de konuşabilseydim.. :( Ayrıntılar için: FazlaMesai

Perşembe, Aralık 29, 2005

Kitabıma kavuştum

Sonunda günlerdir beklediğim kitabıma kavuştum. Aslında tesadüf eseri ulaştım bu kitaba. Google'da arama yaparken. Sonra orjinalini bulabilirmiyim diye aradım. Sonunda Gülçin yeni yıl hediyesi olarak bu kitabı aldı bana. İçeriği hakkında henüz bir fikrim yok fakat yorumlarımı da yazacağım. Umarım güzel bir kitaptır.

Kitabı Kitapyurdu'ndan aldık. En ucuzu orada şu an... :)

Pardus izlenimleri

Bugünler sanırım pardus anıları ile geçecek :) Zaten nereye el atsam pardus yazısı var.. :))
Neyse dün kurulumu tamamladıktan sonra biraz da kurcalama imkanı buldum. Madde madde yazayım aslında:
* Kurulum: Çoook kolay. Uzun zamandır da grafik ekranda kurulum yapmadığım için olsa gerek özlemişim. Ben kolay kurulum için şimdiye kadar Fedora'yı tavsiye ederdim ve gerçekten kolay bulurdum. Fakat pardus bana sanki windows kurmaktan bile kolaymış gibi geldi. (Zaten kolay windowstan da, ayrı konu bu neyse...) Kısa sürüyor ayrıca. (sonuçta süre kurulan paket sayısıyla doğru orantılı ama yine de kısa geldi bana:) Fakat kurulum sırasında sormuyor bize istermisin istemezmisin diye. Arkadaş kuruyor istersen sonra kaldır diyor. Bir de kurulum sırasındaki grafikler çok sevimli. Pisi ve çomar özellikle. :)
* Login Ekranı: Kullanıcıların tamamı yanda listelenmiş falan çok sevimli olmuş. Yani insanların hoşuna gidecek bir arayüzü var bence.
* Masaüstü: KDE geliyor sonuçta. KDE her zaman janjanlı bir masaüstüdür. Özellikle benim tercihim GNOME yanında fazlaca. Fakat özellikle de ben minimum görselle kullandığım için GNOME'u görenler "aaa linuxun ne kadar ilkel bir arayüzü var" diyordu. Şimdi kafalarına pardus atıcam :) Özellikle menülerin açılışı, durum çubuğundaki simgelerin üzerine gelindiğinde isminin yana doğru açılarak çıkması ilk görüşte insanları cezbediyor. (kesinlikle ve kesinlikle windowstan daha karizmatik olmuş. Ben XP'yi gördüğümde görselini çok beğenmiştim. Bu çok daha güzelmiş.) Fakat her güzelliğin bir bedeli var tabi. Benim ilkel GNOME'um kadar hızlı çalışmıyor. Olsun yine de ilk izlenim önemlidir. Pardus için çok iyi tercih bence KDE.
Uygulamalar ve Pisi: Daha önce listelerden takip ettiğim kadarıyla hep şu söz vardı: "Pisi çok kolay bir paket yöneticisi olacak" hatta Teknoloji TV'de pardusla ilgili bir söyleşi vardı, proje yöneticisi Tübitak'tan bir hoca ile. Şöyle bir soru sordu:
- Neden her şeyi yeniden yazıyorsunuz. Mesela paket yöneticisi için neden rpm veya apt değil pisi.
- Yeterince kolay ve kullanışlı değil diye.
İddalı bir söylem demiştim ben de kendi kendime. rpm veya apt'a şey atmak bu kadar kolay olmamalı demiştim hatta. Fakat pisiyi görünce şunu anladım ki; Windows'ta program kurmak bu kadar kolay değil. Tabi pisi paketleri arttıkça ve özellikle depolar çoğaldıkça daha da kolaylaşacak. Depoyu update ettikten sonra çıkan listeden seçip kur dediğiniz de otomatik olarak kurulum yapıyor. Ben denemek için wine'ı kurdum. Mükemmel oldu. Daha sonra hemen bir exe dosya indirdik masaüstüne ve sadece çift tıkladık. Sanki windowsta çalışıyorum, program çalışmaya başladı. Sadece biraz (yaklaşık 5-6 saniye) fazladan bekledik. Ayrıca en çok şaşırtan olaylardan biri de wmv uzantılı bir dosyayı açtığımızda "şu program ile açın diye uyarıp programı kurup sonra da çalıştırması oldu. wmv(windows media video olması lazım açılımı) için bile böyle bir çözüm sunması çok iyi...
Bir de unutmadan. Ulusal Dağıtım'ın avantajı. Firefox geliyor web tarayıcı için. Sık kullanılanlarında; Ulusal gazeteler, TV'ler, Bankalar falan var. Ayrıca TC kimlik numarası, vergi numarası vb. öğrenmek için linkler var. Eee Türkiye'ye özel sonuçta.
* Sorun: Sorun olmadan olur mu hiç. Hemen gözümüze çarpan sorun şu oldu. Eğer şifrenizde Türkçe karakter varsa konsolda (ctrl+alt+F1-F6) şifrenizi giremiyorsunuz :( Bugün bildirmeyi düşünüyorum uludağ ekibine.
Sonuç olarak Pardus benden 10 üstünden 10 aldı. Hadef son kullanıcı olunca gerçekten mükemmel. Bence kur internet kafeye kimse yadırgamaz. Wine ile zaten oyunlar da çalışıyor. Linux'u tanıtmak için, tavsiye etmek için ideal.
Teşekkürler Uludağ ekibi ve Tübitak.
[Edit] Ek: Ayrıca hoşuma giden bir özellik sonradan aklıma geldi. Uzak yerler diye bişey var. Üzerine tıkladığında doğrudan ağdaki paylaşım olan bilgisayarlar listeleniyor. Tabi ki samba ile windows paylaşımlar da görünüyor ve son derece sağlıklı çalışıyor. Ağ Komşularım olayının aynısı. Aynı ağda çalışan windows ve pardus uyumlu bir şekilde çalışacak. Tabi pardus için sorun yok. Windows'un sorunu da kendisinin.. :)

Çarşamba, Aralık 28, 2005

Pardus Macerası - Foto Roman

Sabahın ilk işi dün tüm gün inen pardusu CD'ye yazmaktı. (Sevgili Koray Hoca'ma teşekkürler. Uludag ve COMU ftp'leri o kadar doluydu ki, ftp'sinden benimle paylaştı...) Ardından Mustafa'nın da gelişi Pardus Macerasını başlattı. Önce Laboratuvardan bir makinayı bu işe feda etmeye karar verdik. İşte o makina:
Eee. dedim ya Mustafa ile kuracaktık İşte genç kızların rüyası, Mustafa minik pardusunun başını okşarken:


Ben de oradayım. Gören ciddi bir sansın diye ciddi poz verdim... :)

Ardından son derece kolay bir kurulum gerçekleştirdi pardus. Kurulum süresi bizde yaklaşık 15-20 dakika sürdü. Saat tutmayı akıl edemedik. Tabi kurulum sırasında güzel grafikler var:
İşte 2 karizma bir arada Panthera Pardus Tuliana(anadolu parsı) ve Panthera Mustafa Uzem (uzem parsı) :)

Gel pisi pisi :) (pisi: pardus paket yönetim sistemi)
Uzun bir emek ürünü. Yapanların ellerine sağlık. Ne diyelim bizim katkımız olmadı şimdiye kadar inşallah bundan sonra...
Veeee kurulum tamamlandı. Bir kaç küçük ayar sonunda, herşey hazırdı. Bu arada Arda da yetişti. Mustafa ile bir süre ne olduğuna anlam veremediler. Yakından incelemek lazımdı...

Yaw bütün bu işler bana kalıyor. Napalım anlattım çocuklara "Bakın bu Pardus. Ulusal Dağıtım!":
Eeee artık herkes öğrenince sevinç nidaları attık.. :)
Artık kullanmak ve test etmek zamanıdır. Onun fotoromanı daha sonra...:)

Salı, Aralık 27, 2005

Pardus 1.0

Yazmazsam çatlarım. Bugün herkes Pardus'un doğuşunu kutluyor. Dün gece yarısı saatlerinde Pardus (kurulan sürüm) 1.0 resmi olarak duyurulmuş. İndiriyorum ben de tabi ki. Gerçi yoğunluktan olsa gerek çok yavaş. Sabahtan beri %8'de. Şimdiye kadar Pardus'a uzak kaldım biraz ama şu 1.0 sürümü denemeden de olmaz.
Yoğun bir emek olduğunu tahmin ediyorum ama, ekibin bugün hissettiklerinin de tahmin edemeyeceğim kadar güzel olduğunu düşünüyorum.
Sevimli, minik parsımız, Pardus'umuz hayırlı olsun. :)
Logonun yerine bu küçük yavru benim de çok hoşuma gitti. Logo artık sık sık karşımıza çıkacak zaten ;)

Pazartesi, Aralık 26, 2005

Yeni Oyuncak

Bu UZEM benim için hala bir çok keşfedilmesi gereken yepyeni bir dünya. Uzun zamandır kullandığımız fakat inceleme fırsatı bulamadığım Dreambox uydu alıcısına el attım bugün. Yaw ne süper bir alet öyle. Bir kere güzelliğinin başında gömülü Linux işletim sistemi olması var. Alete telnet ile bağlanıp, program kurabilir, çalıştırabilir, hatta reboot komutunu kullanabiliyorsun. Hasta oldum resmen. Yaw 2.6.9 çekirdek var yaa... :)) Ayrıca yayın sırasında kayıt şansı da var. İşte burada yine Linux'a "büyüksün" diyesim geldi. Çünkü, kaydettiği dosyaları .ts uzantısı ile kaydediyor. Mustafa'nın Windows makinasına indirdiğimizde tamamen anlamsız dosya türü olarak görürken, sevgili Debian'ımdaki mplayer dosyayı hemen çalıştırdı. Tabi sonuçta olay sadece codec meselesi ama yine de mplayer'ın mediaplayer karşısındaki rahatlığı bir kez daha onaylandı.
Aaaahhh ah biraz da insanlar anlayabilse aslında Linux'un daha olay ve stabil olduğunu. Biz Linux'culara genelde "uğaraşmayı, araştırmayı seven kişiler" gözüyle bakılıyor ya, külliyen yalan. Bi kere Linux'cular tembel adamlar. İşletim sistemine, uygulamalara, codeclere otlara köklere zaman harcamayı sevmiyoruz. Ayrıca çöken makinalar, kapatıp açmalar, virüsler, trojenler bilmemneler, yok yok ben tembelim abi çekemem bunları.. :)

Cuma, Aralık 23, 2005

Yeni Template

Dün Linux dünyamın görüntüsünü değiştirdim. Ayrıntıları günceme yazdım.

Dünyama yakıştı bence.. :)

Çarşamba, Aralık 14, 2005

Pardus ve Penguence

Ulusal İşletim Sistemi fikri duyduğumdan beri saygı duyduğum bir proje. Her şeyden önemlisi ulusal olması bile sempati uyandırıyor. Çok da yaratıcı bir proje ismi var; Uludağ. Dağıtım ismi ise Pardus olarak düşünülmüş, ki Pardus, nesli tükenmiş veya tükenmek üzere olan (burası biraz meçhul) "Anadolu Parsının" latince ismi. Şimdilik pardusun sadece cd'den çalışan versiyonu var, fakat 2006 yılının başlarında kurulan Pardus'u bekliyoruz.
Peki 2006 yılında pardusun çıkması beni Debian'dan ayıracak mı? Hayır. Üzgünüm ki hayır. Ancak eminim hızlıca bir pardus cd'si edinip deneme amaçlı kuracağım. Fakat dediğim gibi sadece deneme amaçlı. En azından şimdilik böyle düşünüyorum.
Penguence dergisinin 3. sayısında gördüğüm Pardus resmi çok hoşuma gitti ve uludağ sitesinden indirip dergideki gibi düzenledim ve masaüstüme attım.
Ayrıca Penguence 3. sayısını geçen haftalarda çıkardı. Başarılı bir çalışma. İlk sayısından beri katkıda bulunsam diye düşünüp sonra da unuttuğum penguence için 4. sayıya bir kaç satır karalasam ne kadar güzel olacak.

Gezegene iniş

Geçenlerde Linux Gezegeni'ne iniş izni istemiştim. Havaalanı atrafında 1-2 tur attıktan sonra yumuşak bir iniş yaptım. :)
Gezegendeki herkese selam ve sevgiyle...

Pazartesi, Aralık 12, 2005

Inet-Tr'nin ardından...

Sadece cuma günü Inet-Tr'ye katılabildim ve 2 tane de seminer dinleyebildim. Yine de çok güzel seminerlerdi, deydi. :) Cumartesi pazar malesef gidemedim. Bu arada LKD'ye üye oldum sayılır. Sadece 1 resimle banka dekondunu yollamam gerekiyormuş. En kısa zamanda onu da halledip resmi bir LKD üyesi olacağım.

Etkinlikte bir şapka edindim. Blogumun da isim sahibi sevgili kızıma (Aylin(ux) ) çok yakıştı. İşte resmi de burda.. :) Küçük penguenim benim...

Cuma, Aralık 09, 2005

Inet-Tr 2005

Bugün saat 13:00'de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü'nde Inet-Tr'deyim. Sabahki açılış toplantılarına gidemiyorum ama Linux seminerlerinin tamamında oradayım.
Yaşasın, yıllar süren hasret bitti. Belki önümüzdeki yıllarda daha aktif görevler alırım. Neden olmasın... :)

Salı, Aralık 06, 2005

Linux dünyasından güzel haberler...

Son günlerde gezegen'de çok güzel haberler okuyorum. Bunlardan birincisi Open Office için çok güzel tam 371 sayfalık bir Türkçe döküman hazırlanmış. Özellikle SDÜ'de basılan Temel Bilgi Teknolojileri Ders Notlarının nasıl hazırlandığını bildiğim için bu tür çalışmaların zorluğunu iyi biliyorum. Ersan Yıldırım'a çok teşekkür etmek lazım bu çalışma için. Open Office Türkçe Kullanım Kılavuzu.
Gelelim 2. güzel habere. Neden bu kadar heyecanlandığım bilmiyorum ama dün okurken çok hoşuma gitti.Belki de Çanakkale'ye olan özel ilgimden. Ç.O.M.Ü. 'de çalışan ve kendisini henüz tanımadığım Necdet Yücel yazmış. (Aslında kendisini tanımasam da ÇOMÜ'ye gittiğim bir seferde bana "örnek" olarak gösterilen bir arkadaştı. Doğrusu o yüzden biraz da itici gelmişti. O gün tanışabilsek eminim iyi anlaşırdık. Aslında ondan behseden kişi belki de biraz sinir bozucuydu. Derdim N.Yücel ile değil de diğer şahısla olsa gerek. :) )Ç.O.M.Ü. Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ile Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü ortak çalışması ile İlçeler de dahil olmak üzere tüm sağlık ocakları Linux ve OpenOffice kullanacakmış. Bu mükemmel bir haber bence. Sonuç olarak sağlık ocaklarında kullanılacak uygulamalar , web ve office tabanlı uygulamalar. Bu sayede İl Sağlık Müdürlüğü 400.000 YTL lisans ücretinden kar etmiş olacak. Keşke tüm kurumlar bu mantıkla hareket edebilse. Devir ekonomi devri arkadaş... :) Özgür Çanakkale Projesi Hayırlı Olsun. Umarım başarılı olurlar. Özellikle de N.Yücel'e tebrikler... Çanakkale yine emperyalizmin karşısında... :) N.Yücel'in haberi burada.
Bu hafta Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsünde Inet-Tr başlıyor. Bu yıl 10. su yapılacakmış . Ben ilk kez katılabileceğim. İnşallah izin alabilirsem cuma günü özellikle Linux seminerlerine katılıp LKD penguenleriyle tanışmak için Beşiktaş'ta olacağım.
Bir de UZEM'deki çalışma arkadaşlarımdan Mustafa'nın yüksek lisans tezi IPv6 üzerine. Fakat M.S. Windows henüz IPv6 desteklemiyormuş. (Hiç şaşırmadık:) ) Bu yüzden de uzun yıllardır IPv6'ya destek veren GNU/Linux dünyasına onu da ekledik sayılır. Debian GNU/Linux ile IPv6 denemeleri yapıyor. Hatta bir IPv6 gateway'i bile yaptı. Tabi henüz linux dünyasında çok yeni olduğu için sık sık ortak çalışmamız gerekiyor. Ben ondan IPv6, o benden Linux öğreniyor. Şu an ben de IPv6 ile çıkabiliyorum internete(IPv4 ile birlikte). Hatta IPv6 adresim: 2001:4bd0:2031::aaaa:50
Daha ne olsun ki... :) Özellikle şu Çanakkale projesine çok sevindim. Keşke elimizden gelse de biz de destek verebilsek.

Perşembe, Aralık 01, 2005

2. Zafer günü


Grub'dan acpi=no satırını eklemek işe yaradı. 2 Gündür makina hiç kilitlenmedi. Yeni çekirdeklerde bu sorun çözülmedikçe çözümü budur diyebilirim.. :)

Pazartesi, Kasım 28, 2005

Cuma günü tüm gün çekirdekle uğraştım

Cuma günü tüm gün IBM makinamın sorunu ile uğraştım. Google'da ararken bulduğum bir link beni baya heyecanlandırdı. Sorunla ilgili olarak, bu sorunu çözdüğünü söyleyenler vardı. Bu linkte: http://bugs.donarmstrong.com/cgi-bin/bugreport.cgi?bug=284477
Neyse, sitede de yazdığı gibi çekirdeği yeniden derlemek gerekiyormuş. Bu da bana ilk kez debian'da çekirdek derleme sorunu çıkardı. Gerçekten problemli iştir çekirdek derlemek. Bir sürü sorun çıkar çoğu zaman. Ama Debian'da onun da kolay olduğunu öğrendim. Gerçekten şaşırdım. Şimdi nasıl yaptığıma geçeyim;
Önce çekirdek kaynağını indirmek gerekiyor. Ben de sitede yazdığı gibi 2.6.8 çekirdeği kullanmaya karar verdiğim için 2.6.8 çekirdeğin paketlerini aradım;
#apt-cache search kernel-source

Bu sayede indirebileceğim kernel-source paketlerinin listesi çıktı karşıma tabi ki tam isimleri de. Listeden gözüme kestirdiğim; kernel-source-2.6.8 dosyasını da indirdim tabi ki hemen;
#apt-get install kernel-source-2.6.8

kernel-source paketi otomatik olarak, /usr/src altına kernel-source-2.6.8.tar.bz2 adında bir dosya indiriyor. Bu paketi de açtım;
#tar -jxvf kernel-source-2.6.8.tar.bz2

Bu sayede kernel-source-2.6.8 adında bir klasörüm oluştu. İşte çekirdek kodlarım. :)
Ayrıca, çekirdek kodlarımın sistemde olmasını istediği bazı paketler daha varmış; onları da apt-get ile kurdum hızlıca;
#apt-get install libncurses5-dev libdb3-dev libqt3-mt-dev tk8.4-dev xspecs
#apt-get install initrd-tools module-init-tools

Sonra bir sembolik link oluşturdum linux adında, az önceki kernel-source-2.6.8 klasörü yerine.
bunun için /usr/src altında;
#ln -s kernel-source-2.6.8 linux

Bu sayede artık #cd linux dediğimizde aslında kernel-source-2.6.8 klasörüne girebileceğim.
Şimdi asıl önemli kısma geldim; Sayfada gördüğüm ayarları çekirdeğe nasıl uygulayacağım. Ben her zamanki gibi make menuconfig altında görebileceğim sanmıştım ama orada göremedim bu şekilde ayarlar. Eyvah nerede yanlış yapıyorum derken olayı çözdüm; config dosyasını düzenlemem gerekiyormuş listedeki gibi.

#cp /boot/config-2.6.8-1-386 .config

ile /usr/src/linux altına benim kullandığım config dosyasını .config adıyla kopyaladım. Daha sonra debian tarzı çekirdek derlemenin esprisi de buymuş ki; bu .config dosyası içinde düzenleme yaptım verilen linkteki gibi. :) (Tabi ki vim ile o satırları düzelttim) Sonra da bu config dosyasını çekirdeğe tanıttım;
#make oldconfig

Bu biiir dedim. Daha sonra menuconfig ile menuden konfigurasyon yapılabiliyor.
#make menuconfig (bunun yerine xconfig de kullanılabilir tabi ama o zaman x kullanıcısı ile açmak gerekiyor yoksa debian'da yemiyor kosnolda root'ken make xconfig yazmayı.)

menüden de extra düzenleme yaptım. (aslında yapmadım da yapılabilir diyelim) Sıra geldi, çekirdeğin derlenmesine; dım dım dım dım :)
# make-kpkg clean
# make-kpkg kernel-image --append_to_version .25112005 --revision r1 --initrd

veeeeeeee sonuç; HATAAAAAAA :(
Bir sürü satırdan sonra şöyle bir ekran;

LD usr/built-in.o
CC arch/i386/kernel/process.o
{standard input}: Assembler messages:
{standard input}:861: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:862: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1055: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1056: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1122: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1123: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1190: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1191: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1300: Error: suffix or operands invalid for `mov'
{standard input}:1312: Error: suffix or operands invalid for `mov'
make[1]: *** [arch/i386/kernel/process.o] B d 1
make: *** [arch/i386/kernel] B d
#

Amaaann tanrım. Bu hata ne yaaaaa? Neyse biraz daha araştırma sonucu bu hatanın da çözümü meğer bir patch ileymiş. Demek ki önce çekirdeğe patch (yama) yapacağız. Peki dedim. Yamayı indirdim; Bu arada bahsi geçen yama bu: PATCH Bu yamanın inmesi de yetmiyor tabi; ki çekideği yamamak için; make oldconfig yaptıktan sonra;

# patch -p1

ile çekirdeği yamadım. Ardından yine sırayla; make menuconfig (lazımsa) ve make-kpkg komutları. Yaşasın devam ediyor. Az önce hata verdiği yeri geçti. Biraz beklemeli derken baktım amcanın bitirmeye niyeti yok. Bir çay kahve mail arası. Aradan 1 saat sonra falan HATASIZ bir şekilde çekirdeğim derlenmiş, yetmemiş kpkg sayesinde çekirdeğim kernel-source kernel-image-2.6.8.25112005_r1_i386.deb adında deb paketi yapılmıştı. (Bu ne büyük bir lüks ya) Kalan sadece .deb paketini dpkg ile kurmak. Bunu da tabi ki;
# dpkg -P kernel-image-2.6.8.25112005_r1_i386.deb

ile kurdum ve gruba bile ekledi yeni çekirdeği. Daha sonra temizlik kaldı geriye. Önce; oluşturduğum linux sembolik linkini kaldırdım.
Peki sonuç ne oldu? Cuma akşam çıkmadan önce makinamı yeni çekirdekle açtım. Ardından 2 gün açık kaldı. Pazartesi sabahı heyecanla gelip makinama baktım. Sorunsuz görünüyordu. Kullanıcı adı, şifre girdim. Hemen sonra X'de bazı sorunlar oldu. Belki de nvidia sürücülerini yüklemediğim için olabilir diyorum. Bir de o şekilde deneyeceğim. Ayrıca son deneme şeklimde grubtan ACPI=Off yaparak olacak. Bunu yaparsam herhalde makina sadece elle kapatılabilcek ama olsun deneyeceğim. Bu arada ne çok şey öğrendim ya... :) I love this game(=linux) :)
Bir de bu sorunu yaşayanlara en üstteki çözümü bulduğum sayfada yazan alternatif çözüm, bios update ama ben öncelikle çekirdekten veya linuxtan çözmek istiyorum.
Sonuçlar yine blogta.. :)

Çarşamba, Kasım 16, 2005

Open Office2.0'da Java ve Zemberek

Koray Hoca sayesinde ben çok şey öğreniyorum gerçekten. Hocam, bana ilk üniversite 4. sınıfta başladı birşeyler öğretmeye hala devam ediyor. Sağolsun. :)
Bugün openoffice 2.0'da java ile ilgili bir sorun yaşamış. Nasıl kurarız diye sordu. Ben başta yanlış anlayıp, firefox'a java nasıl eklenecek sandım önce oradan başladım sonra her ikisini de çözdüm. Hatta bu sayede uzun zamandır "kurup bir deneyeyim şu zembereği" diyordum, bahane ile kurmuş oldum. Şimdi nasıl yaptım ona geleyim;
Önce Firefox için Java eklentisi;
Aslında işe tabi ki javayı indirirek başlıyoruz. http://www.java.com dan java paketini indiriyoruz. Zaten Linux kullananlara doğrudan; bu sayfa açılacak. Buradan sanırım isteyenler rpm ile kolayca kurabilecek fakat benim gibi debian kullananlar da kolayca bin paketinden işini görecek. bin paketi indikten sonra, konsolda
$ sh jre-1_5_0_05-linux-i586.bin
komutu ile bu dosyayı açıyoruz. Zaten bu işlemi yapınca doğrudan bulunduğu klasöre jre1.5.0.05 diye bir klasör oluşturuyor. Sistemde herkesin kullanabilmesi için bu klasörü uygun bir konuma alabiliriz. Örneğin /usr/share gibi. Daha sonra Firefox için; home dizini altında .mozilla/plugins dizini içine libjavaplugin_oji.so dosyasının sembolik linkini ekliyoruz. Bunu da kolayca, şöyle yapabiliriz; önce .mozilla/plugins dizinine gider ($ cd /home/...(kullanıcı adı)... /.mozilla/plugins) orada:
$ ln -s /usr/share/jre1.5.0_05/plugin/i386/ns7/libjavaplugin_oji.so
yazarsak pluginler içinde libjavaplugin_oji.so dosyasının sembolik linki oluşur. Eğer çalışan Firefox varsa kapatıp açıldığında artık java eklentileri çalışacaktır. Test için;
http://www.java.com/en/download/help/testvm.jsp

Geleyim OpenOffice 2.0'a. Aslında o daha da kolaymış. :)
Araçlar menüsünde seçenekler içinde JAVA diye bir başlık var. Altında Java seçenekleri var tabiki. "Önceden yüklenmiş Java çalıştırma ortamları (jre)" kısmına az önce yüklediğimiz java klasörünü Ekle... diyerek gösteriyoruz. Zaten bu işlemi yapınca doğrudan ismini görüyoruz "Sun Microsystems In.c." falan diye. Böylece artık OpenOffice 2.0'ımız javayı tanıyor. Zemberek eklemek için de; Araçlar-seçeneklerden Yazım Yardımı seçiyoruz. Zemberek Yazım denetleyicisi seçip bir de open office'i kapatır açarsak artık canavar gibi zemberek ile yazım denetimi yapabiliyoruz... Aslında OpenOffice 2.0 Türkçe zaten zemberek eklentisi ile geliyormuş da haberimiz yok. :)
Bu arada www.serdaraytekin.com özel teşekkürler...